Blog

Koruyucu Ayak Sağlığı ve Halluks Valgus

 

HALLUKS VALGUS NEDİR?

Ayak başparmağı, normalde ayağın eksenine paralel olan ve düz bir forma sahiptir. Ayak başparmağını ayağa bağlayan eklemin dışa doğru eğilmesi ve parmak ucunun ikinci parmağa doğru eğilmesi Halluks Valgus olarak adlandırılır. Halluks Valgus (ayak başparmağı çıkıntısı) varlığında ayak başparmağının üzerinde sıklıkla ‘bunyon’ olarak da adlandırılan bir şişlik oluşur.(RESİM-1)resim1

 

HALLUKS VALGUS NE SIKLIKTA GÖRÜLMEKTEDİR?

Halluks Valgus, ülkemizde ve dünyada görülen çok yaygın bir hastalıktır. 18-65 yaş arasındaki yetişkinlerin %25’inde görülür. 65 yaşından sonra ise görülme sıklığı %35’lere kadar çıkar.

BU HASTALIK NASIL OLUŞUR?

Hastalık yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürür. Dış (Ekstrinsik) Sebepler: Dar, sivri burunlu ve yüksek topuklu ayakkabıların da kullanımı ile kadınlarda erkeklere oranla 4-7 kat daha sık görülür.(RESİM-2)

resim2

 İç (İntrinsik) Sebepler: Kalıtsal bir takım bozukluklar sonucu ayağın ileri düzeyde içe basması veya düztabanlık, tarak kemiklerde eşitsizlikler gibi durumlar da hastalığa neden olabilmektedir.

AYAK BAŞPARMAĞIN DIŞA DÖNMESİ GÖRÜNTÜ BOZUKLUĞU DIŞINDA BAŞKA NELER YAPAR?

Halluks Valgus, ayağın estetik görüntüsünü bozmasının yanı sıra ayakta ciddi ağrı, yanma, tırnak batması, nasırlar ve mantar enfeksiyon oluşumu gibi rahatsızlıklara da sebep olarak hayat kalitesini olumsuz yönde etkiler. (RESİM-3)

resim3

TEDAVİ SEÇENEKLERİ NELERDİR?

Ayak parmaktaki şekil bozukluğuna göre tedavi şekli değişmektedir. (RESİM-4)

Tablo 1. Açısal ve sesamoidal subluksasyon derecesine göre deformite şiddetinin değerlendirilmesi.

HVA     İMA      LSS

Hafif     <20°      <11°    <%50

Orta     20°-40°   <16°   %50-%75

Şiddetli  >40°     >16°    >%75

HVA: Halluks valgus açısı, İMA: intermetatarsal açısı, LSS: Lateral sesamoid subluksasyonu

resim 4

Başlangıç-Hafif evrelerde parmak arasına yastıkçık, gece parmağı dışarı çeviren atelleme ve botoks olarak bilinen botulinum toksinin tedavisinin Halluks Valgus olan hastalara uygulanma vardır; ‘Hastalığın derecesine göre cerrahi ve cerrahi olmayan birçok tedavi yöntemi bulunuyor. Cerrahi müdahale gerektirmeyen botoks uygulaması, ayak başparmağını ayağa bağlayan ve katılaşan eklemde gevşemeye yol açarak şekil bozukluğunu azaltıyor. Uygulama, Halluks Valgus ateli ve silikonu kullanılmasını da kolaylaştırıyor ve bu destek malzemelerle ayağın sağlıklı formuna daha hızlı bir biçimde kavuşmasına hizmet ediyor.

En fazla 30 dakika süren, anestezi uygulaması gerektirmeyen, ağrısız ve kolay uygulanan botoks enjeksiyonun ardından 4-6 ay süreyle Halluks Valgus görünümünde belirgin bir düzeyde düzelme sağlanır. Uygulamadan hemen sonra misafirimiz, yürüyerek hastaneden ayrılabilir ve sosyal yaşamına dönebilir. Botoks uygulamasından sonra Halluks Valgus ateli ve silikonu geniş uçlu rahat ve kısa topuklu ayakkabılar tercih etmek tedavinin etkinliğini arttırır. Halluks Valgus tedavisinde botoks yöntemi  en fazla 2-3 kez uygulanabilmektedir.

Orta evrede kemik tıraşlama ve gevşetme ameliyatı, ileri evrelerde kemiğe düzeltici cerrahi ve vidalama yapılabilmektedir.

HALLUKS VALGUS OLMAMAK İÇİN NE YAPABİLİRİM? NASIL BİR AYAKKABI KULLANABİLİRİM?

Kişinin ayağının rahat ettiği ayakkabı en iyi ayakkabıdır. Uç kısmı geniş yayvan ve topuk yüksekliği 2-3 cm geçmeyen topuklu ayakkabı kullanmak önemlidir.

Kişi ayakkabı alırken gün içinde gezip dolaştıktan sonra akşam en son gireceği mağaza ayakkabı satıcısına girip kendinin en rahat ettiği ayakkabıyı almasını önermekteyiz.

Ailesel yatkınlığı olanlarda süreç korucu yöntemler ile yavaşlatılabilmektedir. Ancak uzun dönemde ameliyata gidiş olmaktadır.

Sağlıklı ve mutlu bir yaşam dilerim…

KALÇA ÇIKIĞINDA ERKEN TANI ÖNEMLİDİR!

Çocuklarda kalça çıkığı nedir?

Kalça çıkıklığı güncel tıp ismiyle Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD) olarak adlandırılmaktadır. GKD leğen (pelvis) kemiğinin alt dış kenarındaki yuva ile uyluk (femur) kemiğinin üst kısmındaki yuvarlak baş kısmı arasındaki uyumsuzluk sonucu başın yuvadan zamanla çıkmasıdır. (RESİM 1) Bu uyumsuzluk bebeğin anne karnında başlayıp doğumdan sonraki dönemde de devam etmesi ile oluşmaktadır.

GKD her 1.000 yeni doğan çocukta 1 ile 3 arasında, kız çocuklarda erkeklere göre 4 ile 5 kat daha fazla görülmektedir. Yaklaşık %40’ında her iki kalça etkilenmektedir. Tedavisi erken dönemde yapılmamış GKD’li bebeklerde ileri ki dönemlerde kalıcı kalça eklem harabiyeti ve özürlülüğe sebep olmaktadır.

GKD sebepleri nedir?

GKD’nin kesin bir sebebi bilinmemekle birlikte çoklu faktörlerin etkisi ile oluşabildiği bilinmektedir. En bilinen risk faktörü ailede GKD’li birinin varlığı, ilk çocuk olması ve kız cinsiyettir. Diğer nedenler aşağıda ki gibi sayılabilir;

  1. Genetik hastalıklar ve hormonal dengesizlikler
  2. Gebelikte çocuğun anne karnında anormal pozisyonda durması (makat pozisyon) ve doğumda bebeğin ters gelmesi
  3. Bebekler taşınırken özellikle ilk birkaç ayda sıkı sarılarak tutulup taşınması kundak etkisi yaratmakta
  4. Doğum sonrası bebeğe yapılan bacağı zorlayıcı hareketler ve kalça travmaları
  5. Bebeğin erken dönemde yürütece konulması da hatalı bir davranış olup gözden kaçırılmış bir kalça sorunun artmasına yol açabilir
  6. Doğumdan itibaren bebeğin kalçaların birbirine yakın duracak pozisyonlarda tutulması (kundağa sarılması gibi). Özellikle emzirme sırasında bebeklerin bacakları bitiştirilerek tutulması

Çocuğumda GKD olup olmadığını nasıl anlarım?

GKD her iki kalçadaysa ve hafifse geç döneme kadar tespit edilemeyebilir. Tek taraflı kalça tutulumlarında daha erken dönemde, yürümede aksama ve kısalık ile görülebilmektedir. Ancak yürüme dönemine kadar olan süre bile kolay tedavi için geç kalınmış olacaktır.

GKD olan bebeklerde kalça ve bacakların konumlarının eşitsizliği ve uyluk bulunan ciltte pililerin asimetrisi önemli bir belirtidir. (RESİM 2)

Çocuğunuzda bunun gibi belirtiler görüyorsanız erken teşhis ve tedavi için ortopedi doktoruna başvurmanızı öneririz.

GKD nasıl teşhis edilir?

GKD tanısı Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar ile yurt çapında ilk bir iki aylık dönemde tarama ve kalça ultrasonografi (USG) ile daha erken dönemde konulmaktadır. Tanı testleri çocuğun yaşına göre değişmektedir. İlk 5-6 aylık dönemde doktor tarafından yapılan fizik muayene ve kalça USG ile konulmaktayken 6 aydan büyük çocuklarda kalça röntgeni ile kalça durumu görülebilir.

GKD nasıl tedavi edilir?

Tedavide tıpkı tanı gibi çocuğun yaşına göre değişmektedir. Tanı ne kadar erken konulup tedavi biran önce başlanırsa kolay tedavi yöntemleriyle daha iyi sonuçlar alınmaktadır. Yaş ilerledikçe tedavi şekli değişmekte daha karışık ve cerrahi işlemler uygulanmaktadır. İlk 5-6 aylık dönemde GKD tanılı çocuklara “pavlik bandajı” ile kalça kemiğinin kalça eklemine oturması ameliyatsız olarak sağlanabilmektedir.  (RESİM 3-A) 6-12 aylık dönemde gövde bacak (pelvik pedal) alçılama uygulanmaktayken (resim 3-B) 1-7 yaşlarında çeşitli kemik ameliyatları yapılarak kalça kemiğinin kalça eklemine oturması sağlanabilmektedir. Yaş büyüdükçe leğen ve uyluk kemiğine yapılan cerrahi teknikler değişmekte ve başarı şansıda azalmaktadır.

Erken teşhis ve tedavi edilmemiş GKD’li çocuklarda kalça ekleminde erken aşınma ve yıpranmaya bağlı olarak 60’lı yaşlarda gördüğümüz kireçlenme 30-40’lı yaşlarda oluşmaktadır. Bu durumda çocuğun erişkin dönemde 30-40’lı yaşlarda kalça protezi ameliyatını erken olmasına mecbur kılmaktadır. Kalça protezi tedavisi büyük bir ameliyat olup ameliyathanede hastanın kalçasına aşınıp kireçlenmiş kemik ve eklemlerden bir miktar kesilip çıkarılarak metalik protez monte edilmesidir. 30-40’lı yaşlarda konulan kalça protezinde erken aşınma, tekrar ameliyat edilme ve enfeksiyon riskleri de fazladır.

GKD için nasıl bir yol izlemeliyim?

Kalça eklemi doğumdan sonra da gelişimini sürdürür. Bu nedenle GKD oluşmasına yol açabilecek kalça gelişimine zarar verecek hareketler yapılmaması gerekir. Bunlar arasında bebeği kundağa almak, bebeklerin kucağa alındığında bacakları ayrı kalacak şekilde tutmamak, dar kıyafetler giydirerek bacakları sürekli yakın pozisyonda tutmak, çocuğun rahat hareket edebilmesine imkân verilmeyen örtüler kullanmak, bebeğin boyu uzasın diye yapılan bacağı zorlayıcı hareketler sayılabilir.

Ailenizde GKD’li birinin olması, çocuğunuzda uyluk ciltte pili asimetrisi ve bacak uzunluk farkı olduğunda ortopedi doktoruna başvurup muayenesinin yapılmasını önermekteyiz.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

 

Karlı ve kaygan zeminlerde düşmemek için nasıl yürüyebilirim?

Havaların soğuması ve kar yağışı ile birlikte kaygan zeminlerde düşme olabilmektedir. Özellikle arka üstü düşmelerde kuyruk sokumu, kalça ve el bilek kırıkları sık görülmektedir.

İstenmeyen bu kırıkları önleyebilmek için dışarıda yürüdüğümüzde ellerimizi montumuzun cebine değilde gövdemizin yanında serbest olacak şekilde, geniş ve düztabanlı ayakkabı ile omuz genişiliğinde olacak şekilde çok kısa olamayan adımlar ile yürümeliyiz. Cep telefonu ile kaygan zeminde yürürken dikkatlerin dağılmasıyla fren ile kayan araç çarpmaları ve düşmelerde olabilmektedir.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerim…

Tırnak Batması Ciddi Bir İştir.

Tırnak batması sıkıkla ayak baş parmakta görülmektedir. Parmak kenarlarında tırnak yatağının cilt içine doğru şekil değitirerek ilerlemesi sonucu oluşmaktadır.

Tırnak yapısındaki anatomik farklılıklar tırnak batmasına sebep olsada sıkılıkla ayak tırnaklarını kişilerin düz bir şekilde kesmeyip yuvarlak olarak kenar diplerine doğru yay gibi kesmesi, ucu dar ve/veya yüksek topuk kullanmasında ve tırnak kenarlarına yabancı cisim sokularak hijyenin bozulması ile tırnak batmasına sebep olabilmektedir.

Tırnak yatağının dibe doğru büyüme eğiliminde olması erken dönemde cerrahi dışı tekniklerle geri döndürülebilmektedir. Fakat insanlar sıklıkla ilerlemiş evrede doktora başvurmaktadır. Tırnak batması hem hasta hemde doktorlar arasında arasında önemsiz küçük işler gibi görünsede, ilerlemiş olgular hem çok ağrılı ve hemde enfeksiyona bağlı kokulu olmaktadır.

Resmini paylaştığım 20 yaşındaki genç bayan hastamız yaklaşık 5 aydır bu işten müzdaripti. Bize gelindiğinde parmak enfeksiyonuna ve ciddi ağrıya bağlı ayakkabı giyemiyordu. Hastamıza ayak hijyen banyosu ve antibiyotikle bir haftalık tedavi sonrası batan tırnak kısmı yatağı ile birlikte lokal anestezi altında ağrısız bir şekilde çıkarıldı. Hasta 10 gün sonra işine döndü ve ağrıları tamamen geriledi.

Küçük gördüğünüz şeylerde önemli detaylar vardır. Sağlık ihmale gelmez.

Huzur ve sağlıkla olun…TIRNAKJ

AĞIR OKUL ÇANTASI ve OMURGA SORUNLARI

sırt çantası2

Öncelikle bütün öğretmenlerimizin ve öğrencilerizin yeni eğitim ve öğretim yılını kutlarım.

Okulların açılması ile birlikte çocukların sırt çantası taşımaya başladılarını da görmekteyiz. Ağır okul çantası taşımak boyun, omuz bölgesi ve sırtta ağrılara sebep olabilmektedir. Çantayı hep aynı omuzda, uzun süreli ve mesafeli taşımak omurga eğikliğine (skolyoz) direk sebep olmamakla birlikte var olan eğriliği arttırabilmekte ve ağrılara sebep olabilmektedir.

Okul çantası içinde gereksiz olan bütün eşyaların çıkarılması, sadece o günün ders kitaplarını koymak, mümkünse bir kısmını okuldaki dolaplarda tutmak, çantanın dayanıklı ve hafif olanını kullanmak ve taşıma esnasında her iki omuza takmak sırt ağrılarını önleyebilir.

Eğer ciddi ağrılar geliştiyse Ortopedi, Çocuk ve/veya Fizik Tedavi uzmanı hekime başvurarak tıbbi destek almakta gerekebilir.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerim…

 

 

Tenisçi Dirseği ve PRP

El bilek ve parmakları arkaya doğru kaldıran kaslar dirsek kemiğin dış kısmından (lateral) köken alır. Bu kas gruplarınındaki aşırı kullanma sonucu dirsek çevresinde ağrı ve hafif ödem ile seyreden Tenisçi dirseği (Lateral epikondilit); elini gün için ritmik olarak çok kullanan insanlarda sık görülmektedir.

Tedavisi sıklıkla konservatif olarak yapılmaktadır. Son zamanlar da güncel olan PRP (Trombositten Zengin Plazma) bir kök hücre tedavisi olup kişinin kendi kanından hazırlanan %100 doğal bir tedavi seçenğidir. Tenisçi dirseği olanlara iki haftada bir uygulan 2-3 doz PRP sonrası şikayetleri düzelebilmektedir.

Ağrısız ve doğal bir hayat dileği ile…

epikondilit

AKILLI TELEFON ve TETİK PARMAK

fft99_mf5673594

TETİK PARMAK, PARMAĞI BÜKMEMİZE SAĞLAYAN (FLEKSÖR) TENDONLAR ÜZERİNDE Kİ KORUYUCU BANDIN (A1 PULLEY) KALINLAŞMASI SONUCU PARMAĞIMIZI AÇMAYA ÇALIŞIRKEN TAKILMASI VEYA ZORLANARAK AÇILABİLMESİDİR.

SIKLIKLA DİYABET HASTALARI VE ELİNİ GÜN İÇİNDE İNCE İŞLERDE ÇOK KULLANANLARDA, SIKLIKLA BAŞPARMAKTA OLACAK ŞEKİLDE, GÖRÜLMEKTEDİR.

TEKNOLOJİNİN İLERLEMESİ İLE MOBİL CİHAZ KULLANIMININ ARTMASI PARMAKLARIN DAHA FAZLA KULLANILMASINA SEBEP OLMAKTADIR. CEP TELEFONLARINDA BAŞPARMAK KULLANIMI İNSANLARDA TETİK PARMAĞIN DAHA SIK GÖRÜLMESİNE SEBEP OLMAKTADIR. 

AKILLI TELEFON KULLANIMINDA DEĞİŞİK PARMAKLARI KULLANARAK TETİK PARMAK OLMA İHTİMALİ AZALTILABİLİR.

SAĞLIKLI VE MUTLU GÜNLER DİLERİM…

 

 

VARİS ve VİŞNE

images

Vişne, çilek, ahududu, böğürtlen, üzüm, acai çileği, mürdüm eriği, siyah havuç, kırmızı lahana, pancar, patlıcan ve kırmızı turp gibi kırmızı ve mor renkli meyveler içinde Antisiyonin diye isimlendirilen doğal bir madde vardır. Antisiyonin anti-oksidan ve anti-aging özelliği olan bir bileşendir. Antisiyonin vişne içinde oldukça yoğun olarak bulunmaktadır.

IMG_1342[1]

Antisiyonin bir çok hastalığa iyi geldiği bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmıştır. Bunlardan bir kaçını sıralarsak; damar sertliğini giderme, varislerde küçülme, kalp hastalıklarını azaltma, tansiyonu düşürme, kan kolesterol düzeyini dengeleme, kolon kanser azaltma, çeşitli tümörlerin gelişmesi ve/veya yayılmasının engellemesi, obezitede kilo kaybını sağlamada ve tip 2 diyabette kan şekeri düzenlenmesidir.

Vişnenin mevsimi olması sebebiyle varisi olanların bolca tüketmesini önermekteyiz.

Sağlıklı ve mutlu günler dilerim…

BAYRAMDA SAĞLIK

 

kaledo-baklava-ve-komagene-cig-kofte

RAMAZAN DA YEME ALIŞKANLIKLARIMIZ BİRAZ DEĞİŞSE DE GENELLİKLE BAYRAMDA GİDİLEN YERLERDE Kİ İKRAMLAR VE TATLILAR FAZLACA TÜKETİM İLE SONUÇLANMAKTADIR.

HAMUR İŞİ OLAN TATLI İKRAMLARINDAN ÖNCESİNDE VE SONRASINDA BİRER BARDAK SOĞUK SU İÇMEK HEM YİYECEĞİNİZ MİKTARI AZALTIR HEM DE SİNDİRİMİ KOLAYLAŞTIRACAKTIR.

SAĞLIKLI VE MUTLU BAYRAMLAR DİLERİM…

DİZDE KİREÇLENME (GONOARTROZ)

gonartroz

Diz kireçlenmesinde en önemli risk faktörü kilo ve ileri yaştır. Yıllar geçip giden bir akarsu olduğunu düşünürsek yaşlanmamızı engelleyemeyiz ancak kilomuzu kontrol etmek bizim elimizdedir.

Uzun süreli kilolu olmak aşırı yüklenmiş bir kamyonun aksının kırılması gibi dizlerimiz haraplanmasına ve erken yaşta kireçlenmesine sebep olmaktadır.

Yediklerimize dikkat etmek ve düzenli egzersiz yapmak sağlığımız için oldukça önemlidir. Aynı zamanda hayat enerjimizi de etkilemektedir.

İleri evre kireçlenmiş bir dize eklem replasman (PROTEZ) cerrahisi yapılmaktadır.

Mutlu ve sağlıklı günler dilerim…2

 

Obez çocuklarda bacaklar

daha-10-aylik-ama-20-kilo-7085433_8115_m

Obez insanlardan her iki tanesinden biri çocuklardır. Modern dünyanın sorunu olan obezite çocuklarımızı tehdit eder düzeye ulaşmıştır. Bazı aileler çocuklarının çok yemesini ve kilolu olmasından hoşlansa da ileri ki dönemde bir çok hastalık için risk faktörü içermektedir aşırı kilolar.

Erken kalp krizi, diyabet, vasküler sorunlar bir kaçı olmakla birlikte bacaklarda dışa dönme (genu valgum) ve düz tablık en çok görülen ortopedik sorunlardır.

genu_valg1

Sağlıklı bir gelecek için çocuklarımızı spora ve hareket içeren aktivitelere yönlendirmek oldukça önemlidir.

Sağlıklı günler dilerim…